Haberler2

 

Home
Haberler1
Haberler2

 

Global Makro Ekonomik Gelişmeler



 

Türkiye gerçekleri.. Acı ama gerçek !

Türkiye gerçekleri.. Acı ama gerçek !Bu istatistiklere bakıp da "hamdolsun" diyebilinir mi ?

 

 

 

 

 

 

Fikir Fabrikam Düşünce Kulübü'nden stratejist Serdar Durat yazıyor:                                                                                                                                        
                                                                                                                                                                                                                                         
Güzel ülkemin dereceye girdiği bazı istatistik gerçekler:                                                                                                                                             

1. İş kazalarında Avrupa birincisi, dünya üçüncüsü olmuşuz.

2. Büyüme hızı sıralamasında 89. ülke imişiz.

3. Nüfusumuzun % 62’sini 30 yaş ve altı gençler oluşturuyormuş.

4. Her dört üniversite mezunundan biri halen işsiz durumda imiş ve bu manada yine Avrupa birincisi ülke bizmişiz.

5. Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün 86 ülke arasında yaptığı bir anket çalışması neticesinde; Yolsuzluk ve rüşvet konusunda ortalama % 33 ile Avrupa

birincisi ülke yine biz olmuşuz.

6. Kabaca 300 milyar USD olarak bilinen dış borç stoğumuz açısından da yine açık ara birincilik bizim imiş.

7. Mevcut TV kanal sayısı ve günde kaç saat TV izlendiğine ilişkin araştırmalar neticesinde Avrupa birinciliğini ve dünya ikinciliğini kimselere kaptırmadığımız ortaya çıkmış.

8. Kadın hakları (kadının iş hayatındaki yeri-kadın vatandaşlar arasındaki ortalama eğitim düzeyi-kadına karşı istismar-şiddet uygulanması vs.) konusunda Avrupa birincisi olmuşuz.. Ne güzel değil mi.. Ama dikkat ediniz SONDAN BİRİNCİ.. Hele bir de bu sıralamada önümüzdeki ülkelerden bazılarını yazsam şaşar kalırsınız.

9. AİHM’deki dava ve mahkumiyet sayısı bakımından yine birincilik onuruna biz sahipmişiz.

10. Gelir dağılımındaki adalet açısından şu iftihar edilesi tablo söz konusu imiş: GSMH’nın % 82’si nüfusumuzun % 15’ini oluşturan mutlu azınlık tarafından kazanılıyormuş. Sosyal sınıflardaki en alttakiler ile en üsttekiler arasında 210 misli fark varmış. Bu gerçeklik yine bizi tartışmasız birinci yapıyormuş..ama yine SONDAN BİRİNCİ.

11. Dünyadaki en iyi üniversiteler sıralamasında hiç Türk Üniversitesi yokmuş ve Uluslar arası hakemli bilimsel dergilerde bilimsel makalesi yayınlanan akademisyen sayısı bakımından ancak üçüncü olabilmişiz.. Ama dikkat yine SONDAN ÜÇÜNCÜ.

12. Sosyal paylaşım/medya platformlarından biri olan Facebook’taki kullanıcı sayımız 24.8 milyona ulaşmış ve bu konuda dünya dördüncülüğünü elde etmişiz. Öte yandan ülkemizde basılan tüm günlük gazetelerimizin toplam tirajı (sanırım 4 milyon civarında) sadece bir Washington Post/Financial Times/Newyork Times/USA Today’in günlük tirajının çok altında kalıyormuş.

Kıymetli düşünür dostlarım,

AB ye girmemiz yolundaki direnç haksız değil galiba dediğinizi duyar gibiyim.

Daha fazla uzatıp canınızı sıkmak ve sizi üzmek istemiyorum. Eğer bu istatistikler, gerçekten böyle ise (umarım bu kadar acıklı değildir);

- Yaşadığımız her anı nasıl değerlendirdiğimizi,

- Zaman yönetimi diye bir derdimizin olup olmadığını,

- Ne kadar ve ne üretebildiğimizi,

- Bu güzel ülkenin kaynaklarından ne kadarını hak ederek tükettiğimizi,

- Farkındalık düzeyimizi ,

- Başımıza gelenleri ve yaşam koşullarımızı kader olarak mı algıladığımızı yoksa daha mutlu ve müreffeh bir toplum olabilmek için ben ne yapabilirim diye kafamızı zorlayıp zorlamadığımızı,

- Ne kadar risk alabileceğimizi ve yüreğimizin ne kadarına yettiğini çok dikkatle düşünmemiz gerek galiba.

Efendim, ne yazıktır ki bazen sadece düşünmek, çözüm için fikir üretmek yeterli olmuyor.

Fikirler ve düşünceler hayatın içinde somut pratiklere dönüştürülebildiği ölçüde kıymet ifade ederler. Aksi takdirde felsefi düzeyde laf üretmek durumuna düşülür diye korkarım.

Gayet tabi ki sadece hayatı izlemek ve bize empoze edilenlere boyun eğmektense en azından düşünce bazında eleştirebilmek ve alternatif fikirler ile çözüm üretebilmek kanımca saygıdeğer bir çabadır.

Ömrüm boyunca; herhangi bir şeyi tenkit ve şikayet etmek ama ıslahı için hiçbir öneri getirmeden geri çekilmekten hep sakınmışımdır. Bize Kurmay mektebinde saygıdeğer hocalarımız ve komutanlarımız şu prensibi öğretmişlerdi..Eğer herhangi bir sorunu amirine/karar vericiye rapor eder de sorunun giderilmesi için düşüncelerini belirtmezsen sen de o sorunun bir parçası olursun..

İşte bu alışkanlığımdan hareket ederek yukarıda biraz keyfinizi kaçırdığım istatistik gerçekleri, daha onurlu ve çağdaş modernite kriterlerine yükseltebilmek adına birkaç fikir kırıntısı aşağıda takdirlerinize sunulmuştur..keşke daha fazlası elimden gelseydi..

- İş güvenliği konusunda çok daha modern bir yasa yapılmalı ve sistemi/idare’yi değil emekçi yi esas alan bir anlayış hakim kılınmalı,

- Eğitimde; bireysel ekonomik özgürlük düzeyinden arınmış bir fırsat eşitliği sağlanmalı

- Daha çok okumalı-araştırmalı, daha az TV seyretmeli.

- Kadınlarımıza daha çok sahip çıkmalı, hayatın her alanında daha çok var olmalarını sağlamalı ve onların hayatımızın kalitesini yükseltecek/ toplumsal yaşama zerafet getirebilecek denge unsurları olduklarını asla unutmamalı,

- Gelir dağılımında adalet-dürüstlük-samimiyet ve fazilet belirleyici olmalı,

- Akademisyenlerimizin (en azından bir kısmının) TV kanallarında sürekli boy gösterip <nitelikli yorumlar> yapmak ve maddi-manevi rant peşinde koşmak yerine bilimsel araştırmalara yönlendirilmeleri konusunda teşvik edici sistemler geliştirilmeli,

- TV yayınlarının kalite ve içeriği halk arasından seçilmiş tarafsız-gönüllü murakıplar ve reklam veren kurum-kuruluşlar tarafından denetlenmeli,

- Sosyal hayatı disipline eden hakim parametrenin kayıtsız şartsız HUKUK olması sağlanmalıdır.

Serdar DURAT
Stratejist

Fikir Fabrikam Düşünce

 

 

 

 

 

 

 


       

Home | Haberler1 | Haberler2

This site was last updated 02/15/11